Karadeniz’de Batan Gemiler

“Allah büyük ama kayık küçük” derler Karadeniz’in doğusunda insanlar. Karadeniz’de bırakın bir kayığı, dev gemiler bile küçücük kalır. Sinop’tan başlar, ta Hopa’ya kadar devam eder Karadeniz’in doğusu. Sanki deniz orada daha bir heyecanlı, daha bir hırçın döver kıyıları. Karadeniz’de gemiler neden batar? Kaza mı? Belki. Fırtına da olabilir belki. Fakat bence Karadeniz’de gemiler en çok hüzünden batar, hüzünden. Bu yüzden üzgün, suspus gördüğümüz bir yakınımıza sorarız “Hayrola, Karadeniz’de gemilerin mi battı?” diye.

Bu sözün kaynağıyla ilgili farklı söylentiler var. Rivayete göre, Rus Harbi sırasında Giresun’dan Trabzon’a yardım malzemeleri götüren gemiler fırtınaya yakalanarak battığı için söylenegelmiş bir deyim. Bir diğer hikâye de, 12. yüzyılda varlık göstermiş Ahlatşahlar Beyliği’nin çok sayıda gemisinin Karadeniz’de batması sonucu ortaya çıktığı yönünde.  Merak ediyorum, Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkelerde de benzer bir söz var mıdır diye… Karadeniz’in huyu o ülkelere de aynı sonuçta. Benzer öyküleri vardır yüksek ihtimalle.

Batan gemiler kadar, kıyıya vuran gemiler de ilgi çekici benim için. Denizde yüzmesine alışkın olduğunuzu bu devleri kıyıya çıkmış görmek eminim çoğu insan için şaşırtıcıdır. Karadeniz’in sütliman olduğu bir anda, böyle kıyıda bekleyen bir gemi görürseniz mutlaka fotoğrafını çekin. Kıyıya vurduğunuz zamanlar çıkarıp bakar, kendi hikâyenizle onun olası hikâyesini karşılaştırıp durursunuz.
Eylül 2011 – Trabzon/Türkiye